Gerçek masallar, toplumlar kendi geleceğini düşlemekten vazgeçmediğinde başlar.
Doğu’nun ve Batı’nın kadim masallarında “1001”, sadece bir sayı değildir; tükenmeyen umudun, karanlığı sabırla aydınlığa çeviren anlatıların ve mucizelerin simgesidir. 1001 gece boyunca anlatılan her hikâye, hayatı ve barışı savunmanın bir yoluydu.
“Masallar gerçeği gizlemek için değil, gerçeğin canını yakıp onu yeniden inşa etmek için anlatılır.”
Bugün bizler; bu ülkenin kadınları, aydınları, sanatçıları, akademisyenleri, işçileri, gençleri ve toplumun her kesiminden yurttaşlar olarak kendi hikâyemizin akışını değiştirmek için bir araya geliyoruz. Çatışmanın, ayrışmanın ve sessizliğin karanlığına karşı, toplumsal barıştan yana tavır alıyoruz.
1. Türkiye’de devam eden çözüm süreci bağlamında, ilk etapta silahsızlanmayı ve şiddetin her türlüsünün ülkenin ve toplumun gündeminden tamamen çıkarılmasını DESTEKLİYORUZ.
2. Sorunun asıl kaynağının Kürt varlığının inkârı olduğu bilinciyle, eşit yurttaşlık talebinin anayasal güvence altına alınmasını, anadilinde eğitim hakkının tanınmasını ve böylece tarihsel haksızlıkların giderilmesine yönelik çabaları DESTEKLİYORUZ.
3. Türkiye Cumhuriyeti’nin özgür, demokratik ve hukuk devleti eksenine oturtulma çabalarını, ayrıca AİHM kararlarının eksiksiz uygulanması taleplerini DESTEKLİYORUZ.
4. Türkiye’de Cumhuriyet tarihiyle yaşıt bu çatışmalı sorunun çözümünde rol alan aktörlerin özgür ve eşit koşullarda müzakere edebilme olanağının sağlanmasını; AİHM kararları ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin talepleri çerçevesinde umut hakkından yararlanma ilkesinin hayata geçirilmesini DESTEKLİYORUZ.
Telefon numaranız kamuoyuyla paylaşılmayacaktır.